Tarihin başladığı ilkler diyarı Mezopotamyanın, çok dilli, çok dinli, çok kültürlü, çok lezzetli kenti Mardin’de, Ebru Baybara Demir tarafından kurulan Cercis Murat Konağı; Mardinli kadınların cesareti hüneri ve başarısının ürünü olarak doğdu ve gelecek kuşaklara da ulaşsın diye, her gün yeni bir çabayla zenginleşen hikayelerin başlangıç noktası oldu.

Misafirlerine her biri geleneksel reçeteyle hazırlanmış, bölge kadınları tarafından, iyi tarım ürünleri ve yine geleneksel usüllerle pişirilen lezzetleri servis eden Cercis Murat Konağı; 2001 yılında Şef Ebru Baybara Demir ve cesaret verdiği 21 Mardin kadını tarafından kuruldu.

BİRAZ CESARET, BİRAZ İNANÇ VE MUTFAĞIN GÜCÜ

2000 yılında, Ebru Şef henüz turizm rehberliği yapıyordu. Mardin kökenli bir ailenin kızıydı ve doğmadığı ama kökleriyle ait olduğu bu şehre inanıyor, tarihsel, kültürel zenginliğini, dokusunu, ruhunu gayet iyi biliyor daha da önemlisi hissediyordu. Rehberliğini yaptığı turlardan birinde kente getirdiği Alman turist kafilesi, Mardin’in tek restaurantında yedikleri yemekten hiç memnun kalmadılar.  

Ebru çaresiz kalınca kafileyi ertesi günkü yemek için ailesinin evine götürmeye karar Verdi. Ailesinin kadınlarını ve komşu kadınları bir araya getirerek onlara yemek hazırlattı.

Bölgenin dokusuna uygun bir ortamda Mardin’in kadim mutfak zenginliğinin neredeyse doğuştan taşıyıcısı olan kadınlar tarafından hazırlanmış yemekler öyle çok beğenildi ki, bir saat olarak planlanan öğle arası üç saat sürdü.

Bölgenin dokusuna uygun bir ortamda Mardin’in kadim mutfak zenginliğinin neredeyse doğuştan taşıyıcısı olan kadınlar tarafından hazırlanmış yemekler öyle çok beğenildi ki, bir saat olarak planlanan öğle arası üç saat sürdü.

O gün evlerine gelen misafirden başkasına yemek pişirmemiş kadınların yüzünde de, ilk kez özgün lezzetler ve kadınların sıcaklığıyla karşılaşan turistlerin yüzünde de benzer bir aydınlık vardı.

5-40X60-DEKOTA-compressor

Evde hazırlanan geleneksel yemekler böylesi beğenilince, Ebru, aynı sokakta oturan kadınları organize ederek turistlere evlerde yemek hazırlatmaya başladı. 21 ev kadını ile tarihi evlerde hazırladığı geleneksel yemekler ile hazırladığı davet sofraları,  herkes tarafından ilgi gördü. Artık ev kadınları yaşadıkları tarihi evlerde gelen turist gruplarına yemek hazırlıyor ve kendi evlerinde yaptıkları bu işten para kazanıyorlardı. 

VE CERCİS MURAT KONAĞI

Şehri ziyaret eden bir gazeteci evlerde yapılan yemeklerden ve bu yemekleri yapan kadınlardan gazetesindeki köşe yazısında bahsetti. Mardin’e gelen herkes bu cesur 21 kadının hikayesini dinlemek ve yaptıkları yemekleri tatmak istiyordu.

Terör kaynaklı güvenlik sorunu nedeniyle turizm geliri yok denecek kadar azalmış, çiftçisi tarımdan uzaklaşmış, bir başka gelir kaynağı sınır ticareti Ortadoğu’daki savaş nedeniyle bitme noktasına gelmiş, işsizlikle boğuşan, kadınların pek çoğunun eşleri olmadan evlerinden çıkmadığı bir kentte, bu gerçekten de cesaret isteyen bir işti.  

Misafirlerin sayısı artınca Ebru Baybara Demir ve beraberindeki 21 kadın, tarihi bir Süryani konağını özgün değerlerine uygun olarak restore edip, bir restoran haline getirdiler. Böylece Mardin’in ilk turistik işletmesi ‘’Cercis Murat Konağı’’ hayat bulmuş,  Mardin’in turizm dönüşümü de başlamış oldu.

Cercis Murat Konağı, her biriminde kadın istihdamına öncelik vererek çalışanların çoğunu kadınlardan seçti.

Erkek egemen bir toplumda bir kadın ve ona inanan diğer 21 kadın açtıkları restoranla insanların en iyi bildiği işten başlayarak bir şehrin ekonomisini nasıl değiştirebileceklerini diğer insanlara gösterdiler.

_mg_0351

Cercis Murat Konağı örneğinden yola çıkan Mardinliler,  zamanla tarihi evlerini restoran ve otele çevirerek, şehrin turizmine yatırım yapmaya başladılar. Üstelik yabancı yatırımcıya gerek kalmadan… 

Cercis Murat Konağı’ndan önce 1999 yılında resmi kayıtlara göre Mardin’i ziyaret eden turist sayısı 11 bin ve yatak kapasitesi 220 iken, 2018 yılında turist sayısı 800 bin ve yatak kapasitesi 11700’e ulaştı.

SADECE BİR “RESTAURANT” DEĞİL

Sadece insanlara yeni ya da yerel lezzetler ikram etmeyen; hayatlara dokunan, kadınları özgürleştiren, kültürel zenginliği üretimle birleştiren bir yer sadece bir restaurant olmadığı gibi Ebru Baybara Demir de yalnızca yemek pişirip sunan bir şef olamazdı. Olmadı da.

Cercis Murat Konağı’nda başlayan hikaye, bölgenin kadınlarından, Mezopotamya’nın ortak mirasçısı Suriyeli kadınlara, dünyanın en eski buğday coğrafyasının, binlerce yıl sonra kendi buğdayını yeniden sağlıkla yetiştirmesine yönelik çalışmalara, KURAKLIK  bir kentin kendi kültür mirasıyla kalkınmasına katkı sağlamaya, gençlere, çocuklara; somut, sürdürülebilir yararlar sağlayan pek çoğu ilk örnek olan projelere kadar uzandı.

Her akşam misafirlerine geleneksel tarım yöntemleriyle yetiştirilmiş ürünler, geleneksel reçeteler, özgün sunumlarla servis yapan Cercis Murat Konağı; Ebru Baybara Demir ve cesaretle üreten bölge insanlarıyla birlikte geleceğe dair hedeflerin birleşme noktası.

6_40x60_dekota