“Yerinde Üretmek Yerinde Tüketmek Yerinde Tüketmeye Davet Etmek”

Mezopotamya’nın bilgisini taşıyan Suriyeli kadınların öğrettiği geleneksel yöntemle, bin yıllardır dönüşen ama doğanın özünden vazgeçmeden üretilmeye başlayan Halep Sabunları, “güzel kokulu” anlamını taşıyan “Şemim” adına kavuştu.
Dünyanın en iyi yağlık zeytin türlerinden biri olan, Mardin’in Derik ilçesinde yetişen zeytinlerden elde edilen Şemim, kültürel bir miras haline geldi. Bir çekirdeğin koskoca bir fayda zincirine dönüştüğü bu ekosistem, el birliğiyle geleceğin geleneğini yaşatmak için çalışmaya başladı.
Geleneği geleceğe taşımak için kurulan bu sabun atölyesi, yüzyıllar önce üretilmeye başlayan şekliyle taş kazanlarda kaynatılarak, herhangi bir katkı maddesi eklenmeden, elle mühürlenerek hazırlanan Şemim Sabunlarının mirası.
Bir grup kadının bilgisini emeğiyle birleştirerek ürettiği Şemim Sabunlarının namı tüm ülkeye yayılınca talep arttı, üretim büyüdü, yeni ihtiyaçlar ortaya çıktı. Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Mezopotamya’nın altın saçlı kızı Sorgül’den sonra yolculuğuna Şemim Sabunlarını ekledi.
Artan talep, geleneksel Halep yöntemleri ile üretilen sabunların üretim koşullarına uygun olacak eski bir binaya sahip sabun üretim fabrikası fikrini ortaya çıkardı.
Eski Mardin’de 750 metrekarelik alana sahip, kayıtlara göre 1890 yılında inşa edilmiş beyaz taşlı Mardin evinde kooperatif bünyesinde profesyonelleşen üretim; zeytin üreticisine umut, sabunhanede çalışan kadınlara gelir oldu.

Türkiye’nin İlk Deneyim Restorantı

Tarihin başladığı ilkler diyarı Mezopotamya’nın çok dilli, çok dinli, çok kültürlü ve çok lezzetli kenti Mardin’de, Ebru Baybara Demir tarafından kurulan ve bir başka ilkin simgesi olan Zamarot 1890, kooperatif yapısının yarattığı ekosistem içerisinde “yerel ürün”, “yerel mutfak” ve “yerel insan kaynağı”nı bir araya getiren Türkiye gastronomisinin ilk “sixth sense” (altıncı his) restaurantıdır.

Bir Avuç Tohum; Yerel Ürün Geleneksel Lezzet

Önce toprağa bir avuç tohum serpildi… Unutulmaya yüz tutmuş tohumlar hatırlanmanın mutluluğuyla toprağına tutundu, başakları güneşe uzandı. Sorgül… Geleneğin geleceği olmak için kendi topraklarına döndürmüşken iklim değişimi onu yıldırmadı. Tohumlar bereketiyle çoğaldı. Un oldu, bulgur oldu, ekmek oldu. Yıllar önce bir avuca sığan altın saçlı kız, tarlalardan soframıza lezzet oldu. Bir gün elinde domatesleriyle bir çiftçi çıkageldi. Büyük alıcılara ulaşamayan küçük çiftçi, ürününü satmak istedi. O güne kadar eli sabuna değen kadınlar domatesi değil ama domatesten yaptıkları salçayı sattı. Bunu duyan diğer çiftçiler birer birer göz nuru emeklerini kooperatife getirdi. Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Şemim ve Sorgül’den sonra bölgedeki küçük çiftçinin ürünleri ile yeni bir yolculuğa çıkmış oldu. Yerel ürünler çoğaldıkça hafızalardaki lezzetler tazelendi; kadınlar, annelerinden öğrendiği tariflerle geleceğin geleneğini yaratmak için pişirmeye başladı. Nohutlar, bulgurlar, pirinçler basma bezden torbalarla paketlendi; reçeller, salçalar, soslar el emeğiyle kazanlarda kaynatıldı. Bölgenin lezzet hafızası işte böyle yaşatıldı.

ZAMAROT 1890; Bereketli Bir Sofra…

130 yılı geçkin bu binada, topraktan gelenin tabağa taşınırken her parçasının değer bulduğu, doğanın sunduklarının minnetle karşılandığı ve bunların el birliğiyle hazırlanarak sunulduğu bir sofra kuruldu.
Türkiye’nin ilk sıfır atık restoranı Zamarot 1890’da sofraya gelen her sunum, yerelin en özel ürününden yapıldı. Dünyanın en değerli yemeklik zeytinyağının çıkarıldığı Mardin Derik’in zeytinlerinden geleneksel yöntemlerle elde edilen zeytinyağı, Doğu Akdeniz Mutfağı geleneğini hatırlatmış oldu. Mezopotamya’nın altın saçlı kızı Sorgül, Türkiye’de ilk kez bir restoranın menüsünde kendine yer buldu.
Derik’ten soframıza zeytin ve zeytinyağı olarak gelen Derik zeytinleri, Şemim sabunlarının üretimi için de sıfır atık yaklaşımıyla kullanıldı.

Kalbinizle Hissedebileceğiniz Bir Yolculuk

130 yılı geçkin bu binada, Zamarot’un kendi keşif yolculuğu gibi zeytinin çekirdeğinden üreticisine, yağından sabununa bin yılları aşan yaşamını, toprağın bereketiyle harmanlayarak muhteşem bir tasarımla size sunuyoruz. Bu tasarımla Mardin’in zeytinyağlı yemek kültürünü geleceğe taşırken bir yandan da binlerce yıllık geçmişe sahip Halep sabunları üretim tekniğini mis gibi zeytin kokuları eşliğinde sizlerle buluşturuyoruz.